İslam Öncesi Türkler ve Hükümdarlık Anlayışı

Binlerce yıllık Türk tarihinin bir çok konusu vardır. Tarih Sitesi olarak o konudan yana asla sıkıntımız olmuyor. Bizler tarihin engin denizine daldığımız vakit bir çok konu ile karşılaşıyoruz.  İşte bu yüzden bizim konu bulamama gibi bir sıkıntımız olmuyor. Fakat bazı zamanlar “hangi konuları ele alsak?” diye de düşünmüyor değiliz. Ama bizler bu tatlı kargaşayı seviyor ve siz değerli okuyucularımıza bu değerli bilgileri dilimiz döndüğünce anlatmaya gayret ediyoruz. Bu gün de en çok merak edilen konulardan birisinin bir damlasını sizlere aktarmak istiyoruz. Konumuz, İslam Öncesi Türkler ve Hükümdarlık Anlayışı…

Son dönemler de Osmanlı hayranlığı oldukça arttı. Fakat tarihe meraklı kişilerin “İslam Öncesi Türkler” konusuna da baya ilgi duyduğunu görebiliyoruz.  Bizde Tarih Sitesi olarak bu konuya bir damlalık da olsa yer vermeyi kendimize vazife bildik. Bir damlalık dediğimize bakmayın siz. Bu gün işleyeceğimiz konu Koskoca İslam Öncesi Türk tarihinin bir damlası olarak nitelendirebiliriz. Daha önce de Eski Türkler’de Müzik Aletleri adlı konuyu işlemiştik. Bu gün ki işleyeceğimiz konumuzun kaynağı; Muhammed Bilal Çelik’in yazdığı İslam Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü adlı kitaptır. Daha geniş bilgi almak isterseniz Muhammed Bilal Çelik’in kitabını almanızı şiddetle tavsiye ederiz… Hükümdarlık da olması gereken üç özellik neydi? Bir kişi nasıl hükümdar olurdu? Hükümdarlık sembolleri nelerdi? Hükümdarın görevi nedir? Tüm bu soruların cevabını makalemizin devamında bulabileceksiniz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kedigözü

İslam Öncesi Türkler ve Hükümdarlık

İslam Öncesi Türkler ‘de, Türk devletinin hükümdarına  “hakan, kaan veya han” deniliyordu. Fakat hükümdar olmak için hanedan soyundan gelmek gerekir. Hükümdar olmak için Yaratıcı tarafından şu üç özellik verilmesi gerekiyordu;

  • Yarlık
  • Kut
  • Ülüğ

Yarlık

Yaratıcının iradesi, izni, emri manasına gelmekteydi. Bilge Kağan hükümdar oluşunu şöyle anlatıyor; “Tengri yarlık verdiği için özüm tahta oturdu.” Fakat bu anlayış sadece İslam Öncesi Türkler ‘de değil Osmanlılar hükümdarlarında da hakimdi. Hatta günümüzde dahi liderlerimiz bu anlayışla halka hitap ederler.

Kut

İslam Öncesi Türkler için kut çok önemli bir maneviyattı. İktidar, yüksek makam, mutluluk, kuvvet demektir. Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig’de ; “Kut’un hizmet amacının adaleti tesis etmek” olduğu söylemekte…

Ülüğ

Ülüğ kısmet,nasip, talih manalarına gelmektedir. İslam Öncesi Türkler ‘ de Hükümdar olacak kişinin Yaratıcı katında nasipli kişiler olduğu ifade edilir. Uygur Türkleri, kut ülülüg ifadesini iktidar ve nasip sahibi kişiler için kullanırlardı.

İslam Öncesi Türkler
Eski Türkler de Hükümdarlık

Hükümdar’ın Tahta Çıkması

Hakan, han veya kağan olmak için önce hanedan soyundan gelinmesi gerektiğini söylemiştik. İslam Öncesi Türkler ‘de genellikle hakanın en büyük oğlu tahta otururdu. Fakat bu kural değildi. Bu sebepten dolayı taht kavgaları çok görülürdü. Bu da halkı olumsuz şekilde etkilerdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Şerif Hüseyin'in Pişmanlığı

Hükümdarlık Sembolleri

İslam Öncesi Türkler ‘de Hükümdarlık sembolleri şunlardı; Otağ, örgin (taht), tuğ, davul tokuz (hakanın yakasına takılan at kuyruğu veya yaban sığırı tüyü). Hükümdarların ismi olurdu. Fakat genellikle lakapları ile anılırdı. Bu lakaplar şunlardı; Çanyü, şanyü, Tanrıkut, Kağan, İlteriş, İlteber, Kutluk, İlig, Ay Tengride Kut Bılmış, Gokte Bolmuş gibi ünvanlarla anılırlardı.

İslam Öncesi Türkler ‘de hükümdarda bulunması gereken özellikler şunlardı; Aplik, bilgelik(bilgi sahibi) ve erdemlik. Bu üç özellik hakanda bulunması gerekiyordu. Alplik yani yiğitlik ve cesaretlik. Ordu ve askerlik bu anlayış üzerinden kurulurdu. İslam sonrasında alplik ünvanı “gazilik” diye devam etmiştir. Fakat bir hakanda alpliğin yanı sıra bilgelik ve erdemlikte olması gerekiyordu. Bilgisiz bir kağan devlete ve millete felaket demekti. Bilge bir kağan her daim devleti ve milleti için yaşardı. Bilge kağanın sözü millete güven verirdi. Bir kağan, “bilge bir kağan” ise onda erdemlik kendiliğinden oluşurdu. Bu erdemlik sayesinde kağan, tevazu ve mütevazilik karakterleri gösterirdi. Tevazu sahibi bir lider her dönem Türk milletinin gönlünde yer alır. Bu da ancak erdemlikle oluşabilirdi.

Hükümdarın Görevleri

İslam Öncesi Türklerde hükümdarın görevleri şunlardı;

  • Devleti Kurma ve düzene koyma
  • İskan politiası
  • Töre ve kanunları korumak ve düzene sokmak
  • Halkı doyurup giydirme

 

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest